Haber

İmamoğlu’ndan Murat Kurum İliç’e açıklama göndermeli: Kimin imzaladığını hepiniz biliyorsunuz

Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasına ilişkin açıklama yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’a işaret etti. İmamoğlu, “Madene kimin izin verdiğini hepiniz biliyorsunuz. Altında kimin imzası var? Hepiniz biliyorsunuz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “10 Tema x 10; “100 Büyük Projeyle İstanbul’a Hizmet Vermede İleriye Doğru” sunumlarının ikincisini yaptı. İmamoğlu, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Yeşil İstanbul Projesi Tanıtım Toplantısı”nda konuştu.

ANKA’nın haberine göre, Erzincan İliç’teki altın madeninde yaşanan çökmede toprak altında kalan işçilerin bir an önce kurtarılması dileyerek konuşmasına başlayan İmamoğlu, “Gözyaşı döken annelerin acısını paylaşıyorum. Umarım açıklanandan daha büyük bir felaketle karşı karşıya kalmayız. Tabii şunu da söylemek gerekiyor. Dün yaşanan bu felaket öyle kolay kolay görmezden gelinebilecek bir olay değil. Kamuoyunun öğrendiği gibi bu madendeki gelişmeler süreci buraya getirdi. “Bu açıdan bu felaketin en üst düzeyde sorgulanması elzemdir” dedi.

‘KİMİN İZİN VERDİĞİNİ HEPİNİZ BİLİYORSUNUZ’

31 Aralık 2019 tarihinde madene kapasite artırımı izni verildiğinin kamuoyu tarafından öğrenildiğini hatırlatan İmamoğlu, “Bu izinle birlikte madene ilişkin şikayetler bu iznin ardından çok yoğun bir şekilde arttı. Madene kimin izin verdiğini hepiniz biliyorsunuz. Altında kimin imzası var? Biliyorsunuz. 2022 yılında Elazığ Milletvekilimiz Sayın Gürsel Erol bu madenle ilgili sıkıntıları ve soruları dile getiren bir önergeyi TBMM’ye sundu. Cevap veren ilgili kişi de, altına imza atan kişi, endişelerinin haklı olduğunu belirterek, ‘İhmal zinciri tespit edilerek para cezası kesildi.’ Cevap bu. Endişelerin haklı olduğunu belirterek, ihmal zincirinin tespit edilerek para cezasına çarptırıldığını söyledi. Bugün kimse ‘Ceza verdik, üzerimize düşeni yaptık’ diyemez. Bu kabul edilemez. Verilen cezalar, madencilikten kazanılan parayla kıyaslandığında kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey. “Dünkü olayın neden olduğu çevre felaketini telafi edecek para yok” dedi.

‘ÇEVRE BAKANLARI GÖREVLERİNİ YERİNE GETİREMİYOR’

İmamoğlu, “Maalesef 5-6 yıl Çevre Bakanı olarak görev yapanlar doğal yaşamı koruma görevini yerine getiremediler” dedi:

“Hatırlamak; Daha birkaç yıl önce Gümüşhane’de 12 bin yıllık krater gölünü pervasızca yok ettiler, sonra da alaycı bir tavırla oraya ekskavatörler, iş aletleri ve makinelerle betonarme gölet yaptılar. Bu arkadaşların ve bu zihniyetin çevreden anladığı tam da budur: 12 bin yıldır ayakta kalan gölü 12 günde yok etmek. Bakın çevre anlayışı bu. Altını çiziyorum. Maalesef Türkiye’mizde özellikle son yıllarda bunun yüzlerce örneğini görmek mümkün. Bu zihniyet İstanbul’un doğal yapısını bozarak Kanal İstanbul’u bu şehre dayatmıştır. Arkasında duruyordu. Karşılarına çıkan her şeyi imzaladılar. Her yıl yapılan açıklamalarda ‘Bu kanal İstanbul ve Türkiye için beka meselesidir. “Bu Türkiye’nin geleceğidir” dediler. Geçen yıla kadar. Ne oldu? İstanbul halkının haklı yansımasını tespit ettiler. Ve bunu bildikleri için de kurnazca bu felaket planını seçim sonrasına erteliyorlar.”

‘TALAN PROJESİNİN HER ZAMAN KARŞISINDAYIZ’

İmamoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu olarak İstanbul’u ve Marmara Denizi’ni geri dönüşü olmayan felaketlere sürükleyecek bu yağma projesinin her zaman karşısında durduk ve durmaya devam edeceğiz” dedi.

“Göreve geldiğimizde İstanbul’un doğal alanlarının beşte birine ve yüzölçümünün yüzde 16’sına tekabül eden toplam 87 bin 445 hektar alan tahrip edilmişti. Kuzeydeki ormanları, içme suyu havzalarını, meraları ve tarım alanlarını kapsayan bu tahribat, 104 Güngören ilçesi büyüklüğünde bir alan anlamına geliyor. Yani 26 milyon ağaç dikilebilecek büyüklüktedir. Bizler bu yıkım ve talanı durdurmak, tahrip edilen alanları onararak insanımızı doğayla ve yeşillikle barıştırmak için yola çıktık. Bu yolda şehrin en batısından doğusuna kadar 16 hayat vadisi açtık. 5 kent ormanı ve yaban hayatı parkı, 22 meydan, 264 ilçe ve mahalle parkı, 4 tarihi yeşil alanın restorasyonunu tamamladık. Şehrimizin farklı yerlerinde 200 çocuk oyun alanını yeniledik; Ayrıca 185 yeni çocuk oyun alanı açtık. Bir yandan da çevre savunma faaliyetlerine ağırlık verdik. 140 noktada atık suyun Boğaz’a, Haliç’e ve denize girmesini engelledik. Yaptığımız yeni yatırımlarla atıksu arıtma tesislerinde arıtılan su oranını yüzde 39’dan yüzde 57’ye çıkardık. Çevre dostu bir İstanbul için gücümüzü yenilenebilir kaynaklardan sağladık.

İstanbul’un elektrik enerjisi ihtiyacını desteklemek amacıyla güneş enerjisi sistemleri, biyokütle enerji santralleri, atık yakma ve çöp gazı enerji üretim tesislerini devreye aldık. Milyonlarca insanımızın elektrik ihtiyacının bir kısmını buradan sağlarken aynı zamanda karbon emisyonunu azaltarak doğayı da koruduk. Tüm engellemelere rağmen 13 milyon 125 bin metrekare yeşil alanı İstanbul’a kazandırdık. Böylece yeşil alanların imara açılması anlayışı, yerini milyonlarca metrekare yeşil alanı İstanbul’a kazandıran anlayışa bıraktı.”

’15 HAYAT VADİSİ SÖZ VERDİK, 21 HAYAT VADİSİ YAPTIK’

İmamoğlu, bundan sonra yeşil alan ve çevre konusunda verecekleri hizmetleri 10 maddede özetledi.

Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemden bu yana özel önem verdiği “hayat vadileri”ni birinci yazısında yer alan İmamoğlu, “2019’daki seçim sözümüz olarak ’15 Hayat Vadisi’ ilan etmiştik.” Gelinen noktada hedefimizi aşarak hayat vadisi sayısını 21’e çıkarmak bizim için büyük bir gurur oldu” dedi. Bu kapsamda Eminönü – Alibeyköy tramvay hattındaki 8 parkı tamamen yenilediklerini belirten İmamoğlu, dönemlerinde hizmete sunduklarını belirterek, “Ayrıca; “Feshane Sahil Meydanı, Alibeyköy Metro Meydanı, Haliç Spor Parkı, Teleferik Meydanı, Alibeyköy Lojistik Merkez Parkı ve Silahtarağa Gençlik Parkı gibi 6 yeni yeşil alanı şehrimize kazandırdık” dedi.

‘Haliçi Koruduk’

“Göreve geldiğimizde bilim adamlarını dinledik ve İstanbul’a ve Haliç’e ihanet olacak Silahtarağa Atık Su Arıtma Tesisini iptal ederek Haliç’i koruduk” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Eyüpsultan’ın kalbi olan, yüzlerce yetişkin ağacın bulunduğu bu alanı tamamen yenileyerek Silahtarağa Gençlik Parkı’nın açılışını yaptık. Şimdi bazı kişilerin İstanbul’a ihanet iddialarını yenilediklerini, göreve gelmeleri halinde yeşil alanı yok edeceklerini ve bu alana atık su tesisinin temellerini atacaklarını söylediklerini duyuyoruz. Bu akıl en güzel cevabı halkımızdan, özellikle Eyüpsultan halkından alacaktır. Aynı şekilde sel, taşkın ve ölümlerle hafızalarımıza kazınan Ayamama Çayı’nı da hızla ele alarak 1,3 milyon metrekarelik yaşam vadisinin ilk etabını açtık. Kokudan dolayı bir daha geçmeye korktuğumuz Kurbağalı Deresi’nde artık balıklar yüzüyor ve insanlarımız çevresinde kaliteli bir yaşam sürüyor. Çevresindeki 375 bin metrekarelik ‘Kurbağalıdere Yaşam Vadisi’ projesine başladık. “Tamamlandığında Ataşehir’e uzanan bir koridor olacak.”

’35 VADİYE HAYAT GETİRMEK İÇİN ‘TAMAMEN İLERİYE’ DEDİK’

Baltalimanı, Pendik, Tuzla, Hacetdere, Ayazma, Serindere, Palamutdere, Silivri Boğluca, Cendere ve Haramidere gibi hayat vadileriyle toplam 3 milyon 200 bin metrekarelik alanı İstanbul’a kazandırdıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Devam ediyoruz. Ortaköy ve Çamaşırcıdere yaşam vadilerinde saha çalışması. Özetle; Toplam 32 kilometrelik dere hattını etkin bir yeşil alan haline getirerek İstanbulluların kullanımına açtık. Daha fazlası geliyor. Ayamama, Baltalimanı, Kurbağalıdere, Tuzla, Çamaşırcıdere, Haramidere ve Pendik’te hazır projelerimiz ile yeni etaplara başlıyoruz. Yeni dönemde; Arnavutköy Han Deresi, Beylikdüzü Gürpınar, Büyükçekmece Değirmenyolu, Kartal Taşlıbayır, Maltepe Fuarı, Sancaktepe Akpınar, Sarıyer Ayazağa, Silivri Gümüşyaka Deresi, Sultanbeyli Naldöken, Sultanbeyli Uzundere, Sultangazi Cebeci, Tuzla Sazdere, Ümraniye Darıcılar ve Üsküdar Güzeltepe yaşam vadileri olmak üzere toplam 35 hayat Vadiye hayat vermek için tüm hızımızla yolumuza devam ediyoruz diyoruz. Bunların tamamlanmasıyla 10 milyon metrekarenin üzerinde aktif, yaşanabilir yeşil alanı İstanbul’a kazandıracağız.”

‘6 YENİ KENT ORMANI GELİYOR’

İstanbul’a 6 yeni kent ormanı kazandıracaklarını belirten İmamoğlu, “2019 yılından bu yana 5 kent ormanı ve 6 milyon 800 bin metrekare alanı İstanbulluların kullanımına açtık. Sarıyer Hacıosman’daki Atatürk Kent Ormanı, Yakuplu Kent Ormanı, Kemerburgaz Kent Ormanı, Anadolu Yakası’nın ilk kent ormanı olan Rahmi Demir Kent Ormanı ve yakın zamanda hizmete sunacağımız Muhsin Yazıcıoğlu Kent Ormanı’nı ülkemize kazandırıyoruz. İstanbul’a 5’inci kent ormanı. Yeni dönemde; “Çatalca, Ümraniye, Sancaktepe, Maltepe, Eyüpsultan ve Avcılar’da toplam 5 milyon 450 bin metrekare alana sahip 6 yeni kent ormanını hizmete açacağız” dedi.

‘3 BÜYÜK DOĞAL YAŞAM PARKI GELİYOR’

Üçüncü unsur olarak 3 büyük yaban hayatı parkını kente kazandıracakları bilgisini paylaşan İmamoğlu, “İstanbul’un içme suyu havzalarını ekolojik temelli bir projeyle korumak ve vatandaşların kullanımına sunmak için hızlı adımlar attık. İstanbul’daki işgallerin kaldırılması için büyük çaba harcadık. Bu çabayı gösterdiğimiz yerlerden biri olan Büyükçekmece Gölü Doğal Yaşam Parkı’nın 1,5 milyon metrekarelik ilk 3 etabını tamamladık. Yeni dönemimizde diğer etapların üretimine de hız kesmeden devam edeceğiz. Terkos Gölü ve Ömerli Gölü Doğal Yaşam Parkları ile birlikte önümüzdeki dönemde toplam 3 yeni doğal yaşam parkımızın açılışını yapacağız. Böylece yaşam vadilerinin, kent ormanlarının, doğal yaşam parklarının ve tabiat parklarının tamamını tamamladığımızda 50 milyon metrekareye yakın yeni ve etkili yeşil alanı İstanbul’a kazandıracağız. Askeri alanları, ormanları, yeşil alanları imar ve kazanca açan zihniyet nerede, biz neredeyiz! Halkımız bunun karşılığını mutlaka verecektir” dedi.

BÜYÜKDERE ATATÜRK KREŞİ PROJESİ

Dördüncü olarak “Yeşil Miras” konusunu paylaşan İmamoğlu, “Bu duyarlılığın en güzel örneği, 30 yılı aşkın süredir metruk durumda olan ve Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında İstanbul’a kazandırdığımız Büyükdere Atatürk Fidanlığı’dır. Mesela kamuya kapatılıp özel kullanıma verilen Florya Atatürk Ormanı’nı tamamen yenileyerek hizmete açtık. Sarayburnu Parkı’na yıllar sonra hak ettiği bedeli verdik. 2024-2029 döneminde; “Biz Kuşdili Çayırı, Ali Paşa Su Kemeri Mesire Alanı, Yedikule Bahçesi, Cihangir Bahçesi, Esnaf Parkı gibi tarihi alan düzenlemeleriyle yeşil mirasımızı güçlendirerek korumaya devam edeceğiz.”

’24 YENİ ZORLUK YARATACAĞIZ’

Kente 24 yeni meydan kazandıracaklarını belirten İmamoğlu, “İstanbul’un anonim meydanlarına kimlik kazandırmak ve halkın kullanımına sunmak amacıyla ‘İstanbul Meydanlarına Yeniden Kavuşuyor’ projesini hayata geçirdik. Beşiktaş Meydanı, Beyazıt Meydanı, Mecidiyeköy Meydanı gibi İstanbul’un birçok değerli meydanını şehir hayatına yeniden kazandırdık. Üretimini tamamladığımız 22 meydanın yanı sıra 9 meydanımızda da çalışmalarımız devam ediyor. Gururla söyleyebilirim ki; Dünyanın en çok metrosunu yapan kentinin yanı sıra, dünyanın en çok meydanını düzenleyen kentiyiz. ‘Taksim Kentsel Tasarım Yarışması’ sonucunda belirlediğimiz, Cumhuriyet tarihimizin en değerli meydanlarından biri olan Taksim Meydanı ve yakın çevresini kapsayan projemizin, sahibi olduğu Gezi Parkı’nın engellenmesi amacıyla; İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından alışılmadık bir şekilde menşei bilinmeyen bir vakfa devredildi. Taksim’e büyük değer katacak projemizi tüm engellere rağmen hayata geçirme kararlığındayız ve bunun için hukuk alanında tüm gücümüzle çabalamaya devam edeceğiz. İstanbul’a değer katacak 14 meydanımız için projelerimiz hazır ve hızlı bir şekilde üretimlerine başlayacağız. Şu bilgileri paylaştı: “Tasarımını yapacağımız 10 meydan ile önümüzdeki dönemde 24 meydanı tamamlayarak toplam 46 meydanı şehrimize kazandıracağız.”

‘600 YENİ OYUN ALANI GELİYOR’

Altıncı unsur olarak İstanbul’a eklenecek 600 yeni oyun alanını sıralayan İmamoğlu, şöyle konuştu: “İstanbul’un çocuk dostu bir şehir olması öncelikli hedeflerimizden biri. Türkiye’de bir ilk olarak ‘Game İstanbul’ markasıyla şehrin rekreasyon altyapısını bütünsel bir vizyonla ele aldık. İstanbul genelinde 185 yeni oyun alanı inşa ettik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda oyun alanı bulunmayan Esenler, Bayrampaşa, Bahçelievler, Çekmeköy gibi ilçelere oyun alanları kazandırdık. 200 çocuk oyun alanını doğal malzemelerle dönüştürdük. Mobil Hayal Oyun Alanımızı sadece İstanbullu çocuklarla değil, deprem bölgesindeki 10 bin çocuğumuzla tanıştırdık. 3 ilçemizde ‘Oyun Evlerimiz’i kurduk, oyun sokakları inşa ettik. Yeni dönemde 300 oyun alanını doğal malzemelerle dönüştürüp 300 yeni oyun alanı kuracağız. Oyun alanı olmayan 76 mahalleye çocuk oyun alanları kuracağız, oyun alanı olmayan mahalle bırakmayacağız. “Çok talep gören oyun evi ve oyun sokakları projelerini 39 ilçenin tamamına ulaştırmayı hedefliyoruz.”

‘KENTSEL EKOSİSTEMLERİ KORUYORUZ VE GELİŞTİRİYORUZ’

Yedinci unsur: “’Kentsel ekosistemleri koruyor ve geliştiriyoruz’ misyonuyla, İstanbul’u flora ve faunasıyla yani tüm canlılarıyla bir bütün olarak ele almak için ‘Vahşi İstanbul’ ve ‘İstanbul’u Koru’ projelerini başlattık, ve kentsel ekosistemin sürdürülebilirliğini sağlamak. Yeni dönemde doğayı korumaya yönelik yeni projeleri hayata geçireceğiz. Örneğin; İstanbul ve çevresinde açık ocak işletmeciliği sonrası oluşan maden ocakları birçok doğal sulak alana dönüştü. Kendi ekosistemlerini oluşturan bu maden sahasını tüm doğal özelliklerini koruyarak Tabiat Parkı olarak düzenleyeceğiz. 7,7 milyon metrekarelik ‘Çiftalan Kısırkaya Tabiat Parkı’ projesiyle şehrimizin doğal güzelliklerini koruyarak İstanbullulara eşsiz bir doğa deneyimi sunacağız.

Yine Karaburun kıyısındaki 525 bin metrekare büyüklüğünde ve 4,5 km uzunluğundaki Arnavutköy Karaburun Plajı’nı da ekolojik restorasyonla İstanbulluların hizmetine sunacağız. Aynı şekilde Küçükçekmece Lagün Havzası ve çevresini de tüm canlılar için sağlıklı bir yaşam alanına dönüştüreceğiz. Bu havzaya ne diyorlar? ‘Somut bir kanal yapmamız lazım’ diyorlar. Ne diyoruz? ‘Doğayı ve yaşamı koruyoruz’ diyoruz. O beton kanalı size yaptırmadık, yaptırmayacağız. “Milleti aldatmanıza fırsat vermeyeceğiz.”

‘MAMARA DENİZİNİ VE İSTANBUL BOĞAZINI ATIK SUDAN KORUDUK’

Yeşil analiz konusunda 14 yeni yatırım yapacaklarını belirten İmamoğlu, “Çevre yatırımlarımızın önemli bir ayağını da atık su çalışmalarımız oldu. Karma sistem atık su ve yağmur suyu hatlarımızı ayırarak Marmara Denizi ve Boğaz’ı atık sulardan koruduk. İstavroz Atık Su Tüneli ile Kurban Bayramı’nda Boğaz’ın kana bulanan görüntülerine son veriyoruz. Toplamda 140 noktada atık suyun denize girmesini engelledik” dedi.

Kent genelindeki ileri biyolojik atıksu arıtma tesisleri hakkında detaylı bilgi veren İmamoğlu, “Kurmayı planladığımız ‘Organik Mikrobiyal Üretim Tesisi’ ile Geri Kazanım ve Kompost Tesislerinde üretilen kompostu tarımda kullanılabilir hale getireceğiz. “Bir yandan üreticinin maliyetini azaltacağız, diğer yandan kimyasal gübre kullanımını azaltarak organik tarımın payını artıracağız” dedi.

‘ÇEVREYİ KORUMAK CESUR OLMAK GEREKİR’

“Yeşil enerjiye yönelik 3 yeni yatırım”ı dokuzuncu sıraya, “iklim değişikliğiyle etkin mücadele”yi ise 10’uncu sıraya yerleştiren İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İstanbul’u daha yeşil, daha insan odaklı ve doğa dostu bir şehir haline getirme hedefimizde önemli adımlar attık. Bu süreçte gerçekleştirdiğimiz projelerle aldığımız ödüller, kararlılığımızın ve çabalarımızın sonucudur. Yıllardır doğanın kazanca ve betona feda edildiği İstanbul gibi bir şehirde, çevreyi korumak cesaret ister. 2019 yılından bu yana bir metrekare bile yeşil alanı imara açmamış bir yönetim olarak o yürek ve kararlılığı gösterdik. Elimizdeki tüm yetkileri kullandık ve doğayı yağmalayarak para kazanmayı amaçlayanlara asla izin vermedik. Çevre tahribatına neden olacak hiçbir mühendislik projesine girişmedik.

Her projeyi öncelikle çevre duyarlılığı ve kamu yararı anlayışıyla ele aldık. Bunları yapabildik; Çünkü bizim kimseye, hiçbir çıkar grubuna borcumuz yok. Bizim sadece 16 milyon İstanbulluya verdiğimiz hizmet sözümüz var. Bizim kimseye bir sözümüz, bir bağlılık sözümüz yok. Veya İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bir kişinin emri veya talimatıyla çalışan tek bir çalışanımız yok. Bunu söyleyince zaten herkes bir kişiyi anlıyor.”

MAHKEMENİN ‘KANAL İSTANBUL’ KARARINI PAYLAŞTI

Konuşmasının başında bahsettiği mahkeme kararını açıklayan İmamoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“İstanbul 11. İdare Mahkemesi dün gece itibarıyla Kanal İstanbul 1. etap projesinin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına itirazımızı karara bağladı. Mahkeme, plan sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: ‘Plan payına düşen nüfusun nasıl belirleneceği belirtilmediği için nüfus hesaplaması eksik yapılmış, donatı alanları için yatırımcı kurumun görüşü alınmamış, Plan notlarının neden değiştirildiğine dair yeterli teknik açıklama yoktu…” hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldı ve açıkçası planlar iptal edildi. Bu karar elbette mahkeme kararı olduğu için kesin değil.

Kararın gereklerinin 30 gün içinde yerine getirilmesi istendi. Bu karar, Kanal İstanbul sorununda büyük bir hata yapıldığını başka bir açıdan gösteren bir belgedir. Elbette sadece dün bize ulaşan bu karar değil, aynı zamanda hem idare mahkemelerinde hem de Danıştay’da asıl davalarımızın devam ettiğini de belirtmek isterim. “Bunu yakından takip ediyoruz”

‘TOPBAŞ’I İMAR DOSYASINI İMZALAMADIĞI İÇİN GÖREVDEN ALDIKLAR’

“Unutma, sanki daha dün gibi; “Dün merhum Kadir Topbaş’ın yıl dönümü devriyesiydi” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti: “Kadir Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken, ‘metal yorgunu’ ilan edilerek görevden alındı. İstanbul’a zarar verir.Rahmetli Topbaş’ın görevden alınması süreci, mevcut süreci çok iyi anlatıyor.Bu zihniyet İstanbul’a beton kanal yaptırmak isteyen zihniyettir.Bu zihniyet nedir biliyor musunuz?Metal yorgunu ilan edilen ve işten atılan Topbaş’ın yerine 5 imar projesine imza atmadı, her talimata imza attı ama bir gecede Erzincan, Gümüşhane’de ve aynı zamanda boğaz kıyısında bir kulübeye imar izni verdi, ancak projeyle ilgili önüne gelen her konuyu imzalamayı reddetti. Beton kanal… Onun asla geri adım atmayan zihniyeti, İstanbul belediye başkanı olmak isteyen zihniyetle aynı.

Bu açıdan çevre ve şehircilik anlayışına bakıldığında, özellikle bu dönemde İstanbul’da böyle bir sürecin harekete geçirilmesi duygusunu ön planda tutan bu anlayışa halkımızın asla izin vermeyeceğini biliyoruz. İstanbul’un en güçlü bekçisi olmaya devam edeceğiz. Ve 16 milyon insanımızla. Bunu iddia ederek söylüyorum; Onun gücünü anlayamıyorlar. Vicdanlarını kaybetmişler. O gücü, o koruyucu gücü en çok kimde hissediyorum biliyor musun? Bunu bu şehrin elmas gibi çocuklarında ve gençlerinde hissediyorum. “İnanılmazlar” dedi.

‘İSTANBUL GELECEĞİNE 31 MART’TA BAKACAK’

“Bu bakımdan cesaretimizin ve kararlılığımızın temelinde İstanbul halkından aldığımız büyük güç ve destek yatmaktadır” diyen İmamoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu yüzden ‘bu, bu’ demiyoruz; ‘İstanbul başardı’ diyoruz. Evet İstanbul başardı; Denizine, doğasına, gölüne, deresine, ormanına ve tarım alanlarına sahip çıktı. İstanbul başardı; parklarına, meydanlarına, kıyılarına sahip çıktı. İstanbul başardı; Geleceğine sahip çıktı. Dikkatli davranacak 16 milyonluk nüfusuyla İstanbul yine başarıya ulaşacaktır. 31 Mart’ta geleceğini bir kez daha koruyacak. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletemeyecekler. Çocuklarımızın geleceğini riske atamayacaklar. İstanbul doğayla barışık, mutlu bir şehir olacak. Biz 16 milyon İstanbullu olarak bu yolda hep birlikte sevgiyle, yürekle, kol kola yürüyeceğiz. Siyasi görüşümüz, kökenimiz, inancımız ne olursa olsun amacımız aynı, sloganımız aynı: Tam gaz ileri.”

(HABER MERKEZİ)

tufanbeyli-haber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu